Köşe Yazıları

UZLAŞI MESELESİ

Fikirlerimiz ayrı ayrı olsa da uzlaşabiliriz. Dünya görüşümüz, dini inancımız, siyasi, iktisadi ve ictimai anlayışımız farklı olsa da….Asgari müştereklerde uzlaşırız…

İlk bakışta masumane bir ifade gibi görünse de…Son derece tehlikeli ve yanlış bir kanaat… Böyle şey olur mu?…Fikrimiz, zikrimiz, inancımız farklı ise nasıl uzlaşacağız?…Uzlaşırken, inancımızdan veya fikirlerimizden ne kadar feragat edeceğiz. Uzlaşmak mümkün mü?  Ayrıca, niçin uzlaşalım ki!…

Şunu söylemek mümkün…. İnancımız, düşüncemiz siyasi mülahazamız ayrışık olabilir. Farklılık zenginliktir. Farklılık renkliliktir. Yaratılış gereği teni siyah ve beyaz olan iki insan, ten renginde nasıl uzlaşacak?.. Ancak farklılıklarımızla birbirimizi kabul eder ve saygı duyarız. Birbirimizi bilerek, tanıyarak ön kabul ile…Kimse diğerinden korkmadan, çekinmeden…Hiç birimiz diğerine baskı kurmadan…Üstünlük taslamadan…Zorlamadan…İnsana saygı budur. Hakkaniyet budur.

Ülkemizde yaşayan gayri müslimler var. İnançlarını ibadetlerini özgürce yaşadıkları ve ifade edebildikleri sürece mutlu olurlar. Baskı görürlerse, inançlarını gizlemek zorunda kalırlar. Faaliyetleri yer altına iner. Dini inanç,mezhep, meşrep farklılığı baskı aracı olamaz. Üstünlük gerekçesi olamaz. Olursa huzursuzluk, tatsızlık ve kavga olur. İnsani  hak  ve irade ayak altına alınmış olur.

Ayrıca; siz inancınıza,fikrinize  ve hatta kendinize güveniyor musunuz?…Öyleyse, niçin başkasına baskı yapasınız ki… Buna lüzum var mı?…Elbette yok. Baskı kör cahillerin, korkakların meziyetidir. İlim irfan sahibi, medeni insanların böyle hasletleri yoktur…

Hıristiyan ile Müslüman dini konuda uzlaşabilir mi?..Asla…Birinin diğerini ikna etmesi lazım. İkna olan din değiştirir. Bunun adı uzlaşma değil, dinden dönmedir…Ateist ile dindar da böyle…Komünist ile milliyetçi uzlaşır mı?…Efendim, asgari müştereklerde uzlaşırlar diyenler var. Bu hususta asgari müşterek diye bir şey olmaz. Ya müşterektir yada değil…Eveleme gevelemeye gerek yok…

Evet, Vatikan merkezli ‘dinlerarası diyalog’ projesi var. Bunların amacı, tüm dinleri sekülerizm potasında eritmek. Bizdeki temsilcileri Fetö ve benzeri yapılar… Güya dinleri uzlaştıracaklardı. Artık insanımız bunların gerçek yüzünü gördü. Milletimize 15 Temmuz felaketini yaşattılar. Hani bunlar diyalogcu, uzlaşmacıydı, barış elçisiydi… Çoğu gencimizi uzlaşma ve barış söylemi ile kandırdılar, zehirlediler. İhanetlerini diyolog ve hoşgörü kisvesi altına gizlediler…

Biz Anadolu’da yüzyıllarca gayri müslimlerle bir arada yaşadık. Komşuluk ettik… Kimi meslekleri onlardan öğrenmişiz. Marangozluk, demircilik, ayakkabıcılık  gibi…Çocuklarımızı dükkanlarına çırak vermişiz. Uzlaşı yaparak mı?…Hayır…Komşuluk hukukuna riayet ederek, iş yerinin  prensipleri her ne ise harfiyen uyarak…Bırakalım bu uzlaşı palavralarını…İnsana insan olduğu için değer verelim…Öküze, ineğe tapsa da…

Siz alış-veriş yaptığınız kişinin inancını, siyasi görüşünü soruyor musunuz?…Hayır…Kasabın, manavın,otobüs şoförünün, uçak pilotunun…Hayır, hayır …Öyleyse, bize ne insanların inançlarından!…İşini düzgün yapan insan makbul insandır. Hayatında bir baltaya sap olamayan, benim inancımdan, siyasi görüşümden olsa ne çıkar, olmasa ne …

Adam gibi adam olalım…Hakikatli adam…Özü sözü bir…Din, dil, ırk, mezhep, meşrep kavgası ile bir yere varılmaz. Bu değerler üzerinden kavga, yada uzlaşı sevdasına düşenlere pirim vermeyelim.

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Kapalı