Köşe Yazıları

MUHALİF OLMA MESELESİ

Muhalif olmak ayrıcalıktır bu memlekette…Sanatçı muhalif olmalı…Şair, yazar, müzisyen, sinemacı, heykeltıraş vs….Hepsi muhalif olmalı…Muhalif olmayanlar, sanatçı ve aydın kabul edilmezler…Tu kaka olurlar mesleki çevrelerinde….Dışlanırlar, yalnızlaşırlar….

Muhalif olmak ayıplanacak bir şey değildir elbette…Eyvallah…Fakat,kime, neye ve niçin muhalefet?…Devlete, hükümete, zenginlere ve halka…Neden?…Çünkü; sanatçı, aydın kişi iktidar yanlısı olamaz, devletin safında yer tutamaz…Mevcut düzene baş kaldırır ilelebet… Bu bir kuraldır elitlerin dünyasında…Aydın olmak bunu gerektirir. Yoksa damgayı yersiniz. Gerici, yobaz, yandaş vs…

Neye, kime göre gericilik, yandaşlık?…Onlara göre…Hakim kanaat budur…Öyleyse doğru olan da budur. Yoksa, sizin edebiyatta, müzikte, sinemada ortaya koyduğunuz eserlerin her hangi bir kıymeti harbiyesi yoktur, onların nazarında… Muhalif olmadıkça…

Pekalaa…Şimdiki hükümete karşı olabilirsiniz ama, daha evvel yanında olduğunuz iktidar oldu mu?…Hayır asla…Öyleyse…İktidar ne yapsa sizi mutlu eder?…Ne yaparsa yapsın, asla mutlu olmazlar. Asla takdir etmezler, edemezler…Yoksa sanatçılık ünvanını  yitiriverirler kendi camialarında…Çünkü, sanatçı muhaliftir…Başka türlüsü düşünülemez.

Devlete muhaliftirler dedik…Hiçbir zaman devletin yanında olmazlar…Ya, ne yaparlar?…Devlete baş kaldıran terör örgütlerinin ve teröristlerin yanında yer alırlar.  Ortak bildiri yayınlayıp, birlikte yürüyüş yaparlar, devlete karşı. Terör destekli mitinglerde ön safta yer tutarlar. Sözde Ermeni soykırımı etkinliğini destekleyip, devletimiz aleyhine beyanat verirler her yıl…Yurt içinde ve yurt dışında…Ermenistan ve Avrupa’da baş tacı edilirler. Bu ülkeler ödüllendirir kendilerini zaman zaman…Çünkü, muhalif olmak bunu gerektirir, onlara göre…Sanatçı olmanın gereği de budur onlara göre…

Zenginlere muhaliftirler…Servet düşmanı olmak elzemdir onların kitabında…Hiç kimse alın teri ile servet sahibi olamaz …İş adamları işçiyi sömürerek servet biriktirir,çalışanın sırtından lüks hayat sürer. Eleştirirler eleştirmesine de, kendileri de lüks içinde yaşarlar. Böyle yaman bir çelişki…

Ve nihayet…Halka muhaliftirler…Aslında halkın yanında gibi görünürler. Ancak toplumun hiçbir değerine saygı duymazlar. Aile hayatı, evlilik gibi hususlar çağ dışı işlerdir. Hele hele, inanç ve ibadete taalluk eden konular gericilik ve yobazlıktır. Nikahsız  ilişkilerini yüzleri kızarmadan ulu orta her yerde anlatırlar. Gülerek, eğlenerek…Gençlere böyle örnek olurlar. Sanatçı ve entel olmak bunu gerektirir.

Bir vesile ile, bir armatörü evinde ziyaret etmiştim… Hanenin her yeri,  irili ufaklı heykellerle doluydu. Erkek heykellerinin cinsel organı heykelin bacakları büyüklüğünde, kadın heykellerinin göğüsleri ve poposu vücudundan daha iri tasarlanmıştı.  Üzerinde hiçbir kıyafet bulunmayan kadın tabloları  süslüyordu evin duvarlarını. İçeride heykellerden adım atacak yer yoktu adeta. Her yer sergi alanı gibiydi. Böyle bir sanat anlayışı…Şaşkınlığımı görünce, ‘üstadım bunlar  kıymetli sanatçıların orijinal eserleridir’ dedi. Paha biçilmez değerde yapıtlarmış.  Çalınmasından korkuyorlarmış…Hırsızlık endişesiyle, evin içinde ve dışında çeşitli önlemler alınmış…Hırsız, bunları alıp da ne yapacak ki, diye mırıldandım kendi kendime…Bu heykellerden birini elinize alıp sokakta yürüseniz, gören insanlar sizi ayıplar.

Evet, her şeye muhaliftirler…Ama eleştirdikleri meselelerin çözümü konusunda somut önerileri yoktur. Aslında öyle bir dertleri de yoktur. Dertleri varmış gibi davranırlar. Boğazda, bir balık restorantta oturup, bir iki kadeh parlatınca hükümet kurup hükümet yıkarlar. Her seferinde yeniden yıkılıp, yeniden hükümetler kurulur. Masadan kalkıncaya kadar….Kafa iyi olunca, çözümler de bol olur bu sofralarda….

Maalesef….Ülkemizde böyle bir kesim var. Sanattan ve sanatçıdan bunu anlıyorlar. Aydın olmanın gereği budur. İçinden çıktıkları toplumun, inanç, tarih ve kültür değerlerine uzak ve hatta bu değerlere savaş açan bir güruh. Bu milletin ekmeğini yerler, ama halkın değerlerine hakaret ederler. Bunu da, muhalif olmak namı hesabına yaparlar. Batıya gidince, Türkiye’de demokrasi ve özgürlük yok diye feryad ederler. Bu kadar da jurnalci bir zihniyet… Bütün bunları da, aydın ve sanatçı muhalefeti diye tarif ederler. Tanzimattan günümüze dek…

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 × one =

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı