Köşe Yazıları

MASKE MESELESİ

Önceleri maskeyi filmlerde görürdük daha çok…Ameliyathanede sağlık ekibinde…Bir de soygun sahnelerinde…

Sonraları haberlerde görmeye başladık…Filmlerden öğrendiklerini sokakta uygulayan maskeli gaspçılar türedi. Güvenlik kameraları yaygınlaşmaya başladıktan sonra, her nevi hırsızlık maske ile yapılır oldu.

Kravatlı, makam-mevkii sahibi hırsızlar ise, maske takmaya lüzum görmüyor zaten…Eskiden beri…Kameradan, kanundan nizamdan çekindikleri yok ki…Hem onların yaptıklarına hırsızlık demiyorlar…Ya ne diyorlar?..İş bitiricilik…

Pandemi bir geldi, pir geldi…Hepimizi maskeledi…Çarşıda , pazarda birbirimizi tanıyamaz olduk.  Maskelendik yani….Çalan da maskeli, çalmayan da…

Yüzüne maske takmadan, günlük birkaç maske değiştirenlere ne demeli?…Aslında onlar hep vardı aramızda…Olmaya devam edecekler…Seninle senden yana, benimle benden yana, onunla ondan yana…İki yüzlü değil, çok yüzlüler…

Şimdilerde bunlar çok makbul…Her rolde, her kılıkta…Hiçbir zaman kaybetmezler…Özellikle siyasette…Hiç seçim kaybettikleri görülmez. Hep kazanırlar…

Nezaketi hiçbir zaman elden bırakmazlar yani…Seçimi kaybeden ile ağlayıp, kazanan ile halay çekerler…Şile’de bu tipler gözünüzün önüne geldi mi şimdi?…Biraz açalım isterseniz…

Eskiden her seçimde belediye başkanı değişirdi. Seçimden sonra yeni başkan mazbatayı alana kadar, kaybeden başkan birkaç gün vazife yapar…Bu tipler, hüzün maskesini takıp makama gelirler, dizlerini döverlerdi. Eyvah, eyvah ederler…Şöyle kaybettik, böyle kaybettik deyip hayıflanırlardı….Bir kaç gün sonra, yeni başkan makama oturunca, çiçek ve çukulota ile tebrik kuyruğuna girerler. Tabii ki, yüzlerinde zafer maskesi ile…Çok yorulduk, çok mücadele ettik ama sonunda kazandık deyip, hem başkanı hem de birbirlerini tebrik ederlerdi.

Hatta,  bunlar rakip partinin üyesi ya da yönetiminde bile olurlardı. Olmasını olurlardı da…Açıklamasını yaparlardı yerine göre…Bakmayın siz, benim orda olduğuma. Benim gönlüm bu tarafta…Bu kadar çabuk maske değiştirirlerdi…Seçim sonuçlarına göre…

Eskiden öyleydi de…Şimdi farklı mı?…Daha modern maskeleme yöntemleri gelişti…Daha fırıldak, daha kaypak üç boyutlu yüzler var şimdi…

Pandemi maskesi bezden yapılıyor…Bir süre sonra kirleniyor. Yenisini takıyorsunuz. Çöpe attığınız ile yeni taktığınız birbirinin aynı…Biri kullanılmış ve kirli, diğeri ise taze…

Şimdilerin üç boyutlu , çok yüzlü maskecileri ise fırıldak mı fırıldak…Dönek mi dönek…Her renge, her kalıba giriyorlar…Anında çark kabiliyeti var…Eskiler, kaybeden ile ağlayıp, kazanan ile halay çekerdi ya…Şimdikiler, üçüncü boyutu ilave etti. Seçime hiç girmeyene, keşke sen girseydin, bunların arasından sıyrılır kesin kazanırdın diyorlar…Üçüncü boyut, üçüncü maske…

Birini kötülemek lazımsa, iftira maskesi takılıyor. Birinin ayağı kaydırılacaksa hacı şakir maskesi…

Şimdilerde klavye fedaileri türedi ya…Kafası esen , diğerine veriyor ayarı…Yerden yere vuruyor. Çok  yüzlü maskecilere yeni bir iş alanı…Ayar verene değil, verilene koşuyorlar acilen…Neymiş efendim?…Bu ayarcı yazamaz bunları…Ya?…Ona yazdıran var…Deme  yahu?…Vay vay vay…İftira maskesi yüze takılıp, ilgisiz, alakasız bir adamı kötü kişi ilan edelim…Yüzden, gözden düşürelim…Etrafı şöyle yavaş yavaş dağıtalım.

Bizim maskeden takmayanları…

Pandemi geçerse maskeleri atarız. Üç boyutlu maskeciler ne olacak?…Onların maskelerini kim indirecek?…

Maske meselemiz bir idi…İki oldu…Şimdilerde üç…Daha da artar mı?….

 

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

5 + fifteen =

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı