Köşe Yazıları

Koronavirüs Süreci ve Ekran Bağımlılığı

Koronavirüsün hayatımıza girmesiyle beraber vaktimizin çoğunu evde geçirmeye işlerimizi hatta alışverişlerimizi bile internet ortamında yapmaya başladık. Bu süreçte maalesef çocuklarımız da biz yetişkinler gibi eğitim, oyun ve sosyal ihtiyaçlarını teknoloji aracılığıyla gerçekleştirmek zorunda kaldılar. Peki, bu sürecin ekran bağımlılığı gibi olumsuz bir sonuç doğurmaması için neler yapılabilir.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Çocuk-ekran ilişkisinin fazla olmaması gerektiğini savunurken, bu süreçte mecburen okulu ekrana taşıdık. Çocuk günlük ekran hakkını derslerinde kullanır, eğlenme ve dinlenmeyi ekranla değil ailesiyle iletişim içinde geçirirse, olası bir ekran bağımlılığını hep birlikte önleriz.” diyerek aslında çok önemli ve üzerinde durulması gereken bir konuya değindi.

 Bu yazıda evden çıkamadığımız süreçte ekran bağımlılığının önüne nasıl geçebileceğimizi ve bu ekran bağımlılığının ne olduğundan bahsetmek istiyorum.

Çocuklar için olan çizgi filmler, bilgisayar oyunları, internet kullanımı gibi etkinlikler; bu zorlu süreçte çocukların eğlenceli zaman geçirmesinde, çocukların daha az yalnızlık hissetmesinde ve eğitimlerinde yadsınamayacak bir yere sahiptir. Örnek vermek gerekirse akrabalarını, arkadaşlarını görebilmelerine, faydalı belgeseller izlemelerine, aileleri evde çalışırken zaman geçirmelerine yardımcı olabilir. Fakat neredeyse her şeyde olduğu gibi teknolojinin de fazla ve yanlış kullanılması çocuklarda ileriye dönük sorunlara sebep olabilmektedir. Bu sorunların başlıcası çocukları yemek yemeleri için ebeveynleri tarafından ekrana maruz bırakılmasıdır. Bu kontrolsüz kullanım ekran bağımlılığının yanı sıra beraberinde sosyal kaygı, çocuğun kendisini çevreden soyutlaması, obezite ve depresyon gibi sorunlara neden olabileceği bilinmektedir. Bu ileriye dönük sorunlardan bahsettikten sonra akla gelen en yaygın yöntem yasaklar ve ceza olabilir. Ancak aşırı kullanım sorununu yasaklayarak bir çözüme kavuşturmamız mümkün değil. Aşırı kullanımın altında yatan sosyalleşme, ait olma hissi gibi sebepleri iyi okunmalı ve bu ihtiyaçlar doğrultusunda bir plan çizilmelidir. Çünkü bu ihtiyaçlar karşılanmadan yasaklandığında çocuk çok daha mutsuz ve zorlu bir sürece sürüklenir. Nasıl davranmamak gerektiğinden bahsettiğimize göre bu süreci sağlıklı bir şekilde geçirmek isteyen ebeveyn ekran meselesini nasıl ele almalı?

Öncelikle çocuğunuzun bulunduğu ortamda yoğun bir şekilde televizyon, tablet ve telefon kullanmamaya özen gösterilmeli. Elinizde sürekli telefon varsa, evde televizyon sürekli açıksa bu çocuğunuza örnek olacaktır. Bilindiği üzere çocuklar model alarak öğrenir. Onların bu süreçte nasıl davranmalarını bekliyorsak biz de o şekilde davranmalı onlara bu konuda iyi bir örnek model olmalıyız. Ev içerisinde çocukların ve sizin bir rutini olmalı ve bu rutinlerde oyun zamanlarına yer verilmeli. Oyun zamanları ayarlanırken unutulmamalıdır ki oynanan oyunlar çocuğun öğrenme sürecinin bir parçası olup bu konuda özenli davranılmalı. Seçilen oyunlar çocuğun zeka gelişimi, dil gelişimi, iletişim becerisi gibi birçok özelliğini etkilemektedir. Oyun zamanlarında bir denge söz konusu olmalıdır. Çocuk hem ailesiyle zaman geçirmeli hem de yetişkinlerden bağımsız bir şekilde oyun kurup oynayabilmelidir. Oyunun bağımsız olması denetimsiz olduğu anlamına gelmediğini de unutmayalım.

Ayrıca çocukları sağlıklı tutmak için siz ebeveynlerin de sağlıklı kalması gerekir. Bu yüzden bu süreçte kendinize de zaman ayırıp, ruh sağlığınızı düşünmeyi unutmayın.

 

Psikolog Emel Sena AVCIDIRLAR

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

10 − 9 =

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı