KEMİRME MESELESİ

0
26
close up of hand holding fountain pen write on white paper background

Biyolojide, hayvanlar alemi sınıflara ayrılır. Omurgalılar, omurgasızlar diye başlayan sınıflar, alt gruplarda çeşitlenir. Bunlardan biri de, kemirgenler…Lise yıllarından hatırlayanlar olacaktır…

Kemirgenlerin, karada, suda ağaçlarda ve yeraltında yaşayan türleri vardır. Fareler, sıçanlar, kunduzlar, ağaç kurtları vs…Hayatlarını kemirerek sürdürürler…

Ağacın içinde kemirici bir kurt varsa, zaman içinde o ağaç kurur. Yaprak açamaz, meyve veremez hale gelir. Ya odun olur, ya da çürür toprak olur.

Bu yazıdaki maksadımız hayvanlar alemini anlatmak değil elbette…İçimizdeki kemirgenler…İnsanlık aleminin kemirgenleri…En zararlı kemirgenler…

Tarihte örnekleri çok. Günümüzde de…Hatta aramızda, belki de yanıbaşımızda…Evde, iş yerinde, devlet dairesinde, ticarette ve siyasetteki kemirgenler…Velhasıl, toplumun her katmanında…

Eşlerden biri kemirgen ise o aile iflah olmaz. Tasarruf olmaz, huzur olmaz, iki yakanız  bir araya gelmez. Birden fazla kemirgen varsa, ortada aile de kalmaz.

Devlet dairesindekiler, hem devleti hem vatandaşı kemirirler. Buna karşı çıkan kimi memurlar olsa da, çoğu zaman çabaları cılız kalır. Seslerini pek çıkaramazlar. Vücudun her yerini saran kanser hücresi gibi, her kuruma yayılmışsa o devletin vay haline…

Kamu kemirgenlerinin dışarıdan işbirlikçi ve destekçileri vardır. Birlikte kemirirler….Piyasa kemirgeni ile kamu kemirgeni omuz omuza verdi mi?..Değme keyfine….O ihale sende, öteki iş bende…Kamu ve sivil kemirgenler işbirliği….Ya da, iş bitiriciliği….

Tevfik Fikret’in Han-ı Yağma şiirini hatırladınız mı? Osmanlı kemirgenleri için…Şöyle der, bir bölümünde.’ …Bu harmanın sonu gelir, kapıştırın giderayak! Yarın bakarsınız söner, bu gün çatırdayan ocak! Bu günkü mideler kavi, bu günkü çorbalar sıcak! Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak…’

Koskoca Osmanlı çınarı nasıl yıkıldı?…Son iki yüzyılda kökü, gövdeyi ve dalları saran kurtlar koca çınarın sonunu getirdi.

Osmanlıdan sonra da…Değişen pek bir şey yok…Kemirgenler mutasyona uğramadı. Yöntem, metod hep aynı…Sadece vasıtalar değişti…Teknoloji ile birlikte…

Gayretli bir kişinin yıldızı parlayacaksa, kemirgenler tarafından etrafı yavaşça sarılır. Daha makama gelmeden önce…Artık, onun kanı ve canı lezzetlenmeye başlamıştır. Önce yalama ile başlar kemirme faaliyeti… Bir süre yalamak, allamak pullamak lazım. Makam sahibini öve öve yüceltmek gerek…Göze girip, güven sağlamak lazım…Sonrası malum…

Ülkemizde siyasi liderler bunlardan çok çekmiştir. Rahmetli cumhurbaşkanlarımız Özal ve Demirel’in aile çevresinde yaşadıklarını hatırlayın.

Çok maharetlidirler…Ne iş olsa yaparız abi cinsinden…Hedef kemiri olunca…İcra edemeyecekleri meslek yoktur.

Kemirgenlerin dünyasında iş bölümü mükemmeldir. Kimse diğerinin alanına girmez. Ağaç kurdu, farenin, fare de sincabın, kunduzun bölgesine girmez. Kemirme faaliyeti sağlıklı yürüsün diye…

Maksat kemirmek değil mi?…Herkes uzmanlık alanına göre…Yeteneğine ve mesleğine göre…En belirgin ortak yönleri, tamamının  omurgasız cinsten olmalarıdır.

Kendisi de kemirgen olan idarecilere sözüm yok. Ancak diğerleri nasıl olur da, bunu fark edemez. Yıllardır kafamda soru işareti olarak hep kalmıştır. İş işten geçtikten sonra eyvah diyenlere çok şahit olduk.

Makamınız, mevkiiniz ve paranız kalmayınca sizden uzaklaşırlar. Sizi kurumaya, çürümeye ve toprak olmaya terk ederler. Dallarınız kurumuş, meyve verecek mecaliniz kalmamıştır.

Artık, başka denizlere yelken açarlar. Yıldızı yeniden parlayacak birini keşfetmek üzere…Bu döngü böyle sürer gider. Dededen toruna…Seyreyle, gör ve ibret al…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz