Köşe Yazıları

HAYALLERİN DE MEVSİMİ VARDIR

3 Yıl olmuş Şile’ye geleli. İnsan hayatını, yazmaya, üretmeye, yaratmaya adadıysa yer, zaman  farketmiyor, uzak, yakın önemsizleşiyor, yaşadığın yerin küçülmesi hayallerini küçültmüyor aksine içinde gitgide büyüyen yazma, yaratma hevesi yeni hayatında da mekan farketmeksizin büyüyor, en azından yerini koruyor.

Önceki yazılarımdan birinde Şile hakkındaki hayallerimi aktarmıştım sizlere. Bir yazlık sinema demiştim. Tahta sandalyeleri, efil efil esen yaz rüzgarında çekirdek çitleyerek seyredilen nostaljik filmleri, genci, yaşlısı, kadını, erkeği her cinsten, her yaştan, her görüşten sıcak ve samimi insanları. Sinemanın yakınlaştırıcı, birleştirici gücünden bahsetmiştim. 2018 başlarında aktardığım bu hayalimi ne mutlu bana ki 2019 yazında Şile Belediyesi ile birlikte gerçekleştirdik. Birçoğunuzun da şahit olduğu gibi harika geceler yaşadık. Yaklaşık 600 kişilik bahçede 800 kişiye film gösterdik. Haftada 2 gün Şile’nin çekim merkezi haline geldi yazlık sinema.

Bunu öngörmek falcılık değildi. İnsanları tanıyor, heveslerini biliyor, ruhlarını okuyorduk. Konuşuyor, dinliyor, soruyorduk. Gitgide kabuğuna çekilen, hayallerini, beğenilerini erteleyip zaman içinde içlerine hapseden, en yakınlarıyla dahi selamlaşmaktan uzaklaşan, asık suratlı ve renksiz insanların sıcak duygularına dokunmak, derinlere hapsettikleri keyiflerini canlandırmak, yüzlerine renk ve tebessümü geri getirebilmek küçük ama anlamlı dokunuşlarla mümkündü, biliyorduk. Bu anlamda yazlık sinema yavaş yavaş renklenen siyah-beyaz bir film gibi oldu Şile halkı için.

Şimdi oyunculuk eğitimi verdiğimiz öğrencilerle bir tiyatro sahnelemeyi düşünüyoruz mesela. Bir vodvil (toplumsal sorunları mizahi bir yaklaşımla hicveden tiyatro türü), eskilerin anımsayacakları gibi bir Gazanfer Özcan ya da Nejat Uygur tarzı eğlenceli oyun. Kısmet olursa 26 Mart gecesi Şile Kültür Merkezinde sunacağız. Sinema gibi tiyatronun, görsel sanatların her dalının kaynaştırıcı, birleştirici etkisine inanıyoruz. Amacımız biraz daha renk katmak bu güzel insanların hayatına. Neticede pek de iyi günler yaşamıyoruz. Biz sanatla uğraşanlara da asıl böyle dönemlerde fazlasıyla görev düşüyor. Asık suratları güldürmek, bir saat, iki saat de olsa mutlu etmek, her şeyden önemlisi bir araya getirmek azımsanmayacak bir misyon.

Zaman zaman duvara çarpsa da hayallerim, bürokrasiye, alışkanlıklara takılsam da, kaplumbağa hızıyla çalışmaya alışmış bir kitlenin arasında tavşan olmaya yeltensem de ben bitmeyen hayaller taşıyorum içimde. Bir sanatçı hayallerini kendisi için yüklenmez. O hayaller konfeti gibi insanların başına saçılmak için vardır. Bizler toplum için üretiriz ve başta da dediğim gibi yaşadığımız yerler küçülse de hayallerimiz hep büyük kalır.

Üstelik artık yalnız değilim. Gitgide artan sayılarıyla bir öğrenci grubumuz var. Dün kısa filmler, yazlık sinema, bugün bir tiyatro oyunu, yarın belki kendi oyuncu grubumuz ve ekiplerimizle üreteceğimiz yeni projeler.

Biz sanat ordusu kuruyoruz Şile’de. Kimseden birşey beklemeden, heves ve hayallerimizin Şile halkının da heves ve hayalleri olduğunu bilerek, yaptıklarımızın ve yapacaklarımızın halkın da istekleri olduğunun bilinciyle ve zevkle ve keyifle.

Bizim hayallerimizin mevsimi insan.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı