ŞileGündem

EMEKLİ EMNİYET MÜDÜRÜ,ŞAİR,YAZAR ENDER ŞAHİN’DEN POLİS HAFTASI KUTLAMA MESAJI…

Şile’de bir dönem İlçe Emniyet Müdürlüğü yapan Şair,Yazar Emekli Emniyet Müdürü Ender Şahin Polis Haftası ve 10 Nisan Polis Teşkilatının Kuruluşunun 175.yılı dönümü nedeniyle sosyal medya hesabında hafta nedeniyle kutlama mesajı yayınladı.

Şile’de görev yaptığı zaman süresinde halk tarafından “Efsane Müdür” olarak adlandırılan Ender Şahin Mesajında  10 Nisan 2020 Cuma günü kuruluşunun 175.yıl dönümünü kutlayacağımız Emniyet Teşkilatımızın Polis Haftası Kutlu Olsun.”

Şehitlerimize Allah rahmet eylesin. Mekanları cennet,ruhları şad olsun. Acılı ailelerine sabır ve sağlık diliyorum. Yaradan, gazilerimize uzun ömürler, tedavileri devam edenlere acil şifalar versin. Görevde olanları Allah her türlü kötülükten, kazalardan,belalardan korusun. Vatan kahramanlarına minnettardır.
Saygılarımla.

ATATÜRK VE TÜRK POLİSİ
Cumhuriyetin 10’uncu kuruluş yıl dönümünde yapılan görkemli törenlere katılmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğünce 100 kişilik bir polis birliği hazırlandı. Emniyet Müdürü Ekrem Şerif Beyin büyük bir emek ve çaba harcayarak törene hazır hale getirdiği bu nadide birlik Ankara’da ki kutlamalara katıldı.Özel olarak hazırlanan bu polis birliği 29 Ekim 1933 tarihinde yapılan resmî geçitte tüm seyredenler gibi Mustafa Kemal Atatürk’ün de takdir ve hayranlığını kazandı.
Büyük Gazi: O gün Polis ve Jandarma birlikleri hakkındaki takdir ve övgülerini açıkladı.” Dün sizin hali tavrınızda…” diye başlayan bu söylem polis için bir övgü vesilesi idi.
Atatürk’ün bu övünç ve takdir dolu sözleri söylemesi söylemek için söylenmemişti. Dünya siyasetinin yetiştirdiği en büyük şahsiyetlerden ilki olan Önder, Polis ve Jandarma teşkilatlarının ülkenin olmazsa olmazlarından olduğunu çok iyi biliyordu. Bundan dolayı da her iki teşkilatın; bilhassa Polis Teşkilatının çağdaş yöntemlerle idare edilmesini ve çağdaş bilgilerle donanmış polislerle yenileştirilmesini istiyordu. Bu amaçla Çankaya köşkünde bir akşam toplantısı tertip ederek yönetici ve bilim adamlarının konu ile ilgili görüşlerini almak istedi. Çağdaş polislerin yetiştirilmesi için yeni polis okullarının açılmasına ve polis amirlerinin iyi bir eğitim veren bir okulda yetiştirilmeleri fikrine ilk tepki İçişleri Bakanından geldi. Ancak İçişleri Bakanının tepkisi bu uygulamaya gerek olmadığı savıyla değil ekonomik sebeblerden dolayı ” Polise mahsus ilk, orta ve yüksek öğretim kurumlarının oluşturulması ve illerde teknik bürolar ve sosyal tesisler açılması bu fakir bütçemizle şimdilik mümkün değildir bir müddet daha alışıla gelmiş şekilde polis memuru alımına devam etmekte yarar vardır” şeklinde oldu. Toplantıya katılanların çoğunluğu da bu düşünceye katıldılar.
Alışıla gelmiş usul; diğer bazı devlet dairelerinde de olduğu gibi o zamanki Ankara’nın meşhur ‘İtfaiye Meydanı ve etrafındaki kahvehane ve hanlardan memur adayı toplanırdı. Memur olma niteliklerine sahip olanlar burada bulunur ve herhangi bir memurluk talebi için beklerlerdi. O zamanki şartlarda memur olabilmenin niteliği ilkokul mezunu veya okur-yazar olmak ve herhangi bir sakatlığı bulunmamaktı. Polis olmak içinse bunlara ilaveten gösterişli olmak da gerekiyordu. Polis aday adayı eğer siyasi polis olarak görevlendirilecek ise yüzünde şark çıbanı izlerinin bulunmaması önem arz ediyordu.
İçişleri Bakanının ekonomist düşünceyle ortaya sürdüğü haklı gerekçelerin diğer katılımcılar tarafından kabul görmesine karşılık Atatürk polisin eğitilmesi konusunda çok kararlıydı. Ona göre; Ülkenin iç güvenliğinin huzur ve asayişinın sağlanması ve bunun devamlılık arz etmesi çok önemli idi.
İçişleri Bakanından polis adaylarını nasıl seçtiğini sordu. Polis aday adaylarını seçme yöntemini öğrendikten sonra davetlilerdende başkaca bir öneri gelmemesi üzerine Atatürk yaverini çağırttı. ” İtfaiye meydanından polis olabilecek vasıfta bir şahıs al getir” dedi. Verilen emir kısa sürede yerine getirilerek Atatürk’ün emirleri doğrultusunda polis olabilecek nitelikte bir şahıs huzuruna çıkarıldı.
Mustafa Kemal Atatürk getirilen şahsa adını, memleketini ve askerliğini yapıp yapmadığını sordu. Gerekli cevapları aldıktan sonra tekrar yaverini çağırarak şarjörü ile birlikte bir tüfek getirmesini emretti. Tüfek getirildiğinde “Tüfeği Harput’lu Fikri’ye verin” dedi. Tüfeği alan Fikri’ye de tüfeği doldur”diye emretti. Atatürk’ün kesin emri doğrultusunda tüfeği dolduran Fikri’ye bu sefer “tavana ateş et” emri verdi. Emri alan Fikri hiç tereddüt etmeden tavana beş el ateş etti. Tüfekteki mermileri bitince Atatürk’ün emrini bekleyen Fikri’yi”dışarı çık” diyerek odadan çıkarttı.
Harput’lu Fikri dışarı çıktıktan sonra Atatürk’ün bizzat yanına aldığı ve polisliğini takdir ettiği polis memuru Ragıp efendiyi yanına çağırttı. Karşısında saygılı bir şekilde emir vermesini bekleyen Ragıp efendiye Harput’lu Fikriye verdiği emrin aynısını verdi. Ragıp efendi davetlilere teker teker baktıktan sonra tekrar Atatürk’e dönerek” Emriniz baş üstüne Paşam ama sebebini öğrenebilirmiyim?”diye sorunca Atatürk çıkabilirsin Ragıp efendi” diyerek onu da odadan çıkarttı.
Polis memuru Ragıp efendi odayı terk ettikten sonra İçişleri Bakanına dönen Atatürk ” Şükrü bey ilk gelen Harput’lu Fikri’ye seni vurmasını söylesem vururmuydu?”şeklinde bir soru yönelttiğinde Şükrü bey hiç tereddüt etmeden “Vururdu” diye cevap verdi. Aldığı cevap karşısında yüzü aydınlanmaya başlayan Atatürk tekrar sordu ” Ragıp efendiye seni vurmasını söylesem vururmuydu?”deyince yine aynı kararlılıkla “Vurmazdı Paşam” diye cevap verdi.
İstediği ve toplantıda bulunanları eğitici cevapları aldıktan ve onlara uygulamalı olarak bir ders verdikten sonra Şükrü beye hitaben ” O halde kolları sıva POLİS KOLEJİNİ, POLİS ENSTİTÜSÜNÜ aç. Bu müesseselere en iyi ve en değerli hocaları temin et” diye kesin emrini verdi.(alıntı)

Nurlar içinde uyu ATAM.

Evet. “Polis Kolejleri ve Polis Akademisi” açılmalıdır.

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.
Kapalı