Köşe Yazıları

DERT MESELESİ

Herkesin bir derdi var şu alemde…  Kime derdimi açsam, insanların benden daha dertli olduğunu gördüm.. .

Dertli insan iyidir elbette…Dert dinlemek güzeldir…

Dert kişiyi olgunlaştırır. Dertler paylaştıkça azalır.  Tabii ki, insanlıktan nasibi olanlar için…Allah kimseyi dertsiz komasın….

Ancak…Kimilerinin dert edindiği şeyler havadan, sudan…Efden, füfden…Moda, tatil, kılık-kıyafet,yemek-içmek , dedi kodu, gıybet,bol bol israf…Antin kuntin işler yani..Bir eli yağda, bir eli balda bunların…Dertsizlikten dertlenip, hasta oluyorlar…Çoğu da psikolojik tedaviye mecbur kalıyor…Dertsizliği dert edindikleri için…Onlar için dertsizlik en büyük dert…

Kimi de, geçim derdinde…İsrafçıların döküp saçtıkları ile, her ay orta halli bir aile geçinir. Ama israfçının umurunda mı?..Onun böyle bir derdi yok ki…Yokluk görmeyen, yoksulun halini nasıl anlayacak?..

Evin günlük ekmek parasını denkleştirmede güçlük çeken bir anne için; sizin Ahmetli ovasında yeşil alana yaptırdığınız spor merkezinden, Şile’de yeni açılan halk ekmek büfesi on kat daha değerlidir. Daha faydalı ve sadra şifadır…Tam 16 yıldır fakir-fukarayı bundan mahrum edenlerin vicdanı sızlar mı acaba?…

Yemek- içmek, gezmek-tozmak, üremek, başkalarına güzel-şirin görünmek gibi meseleler; hayvani gailelerdir aslında… Kimse alınmasın ama hayvanların da böyle dertleri var. İnsan olmanın gereği, gayesi daha başka olmalı…Yani, bir mefkuresi olmalı adam olanın…

Hayvani hayat sürdürenlerin zaman içinde vicdanları da kararır. Merhamet duyguları yok olur…Fakir-fukarayı hor görür…Bazı insanları kendilerinden aşağıda görürler, öyle zannederler…İnsan muamelesi yapmazlar  fakire, yoksula…Aslında kendileri insanlıktan çıkmıştır da…Farkına bile varmazlar.

Dünyada bulunmanın bir anlamı olmalı…Yaşadığımız sürece…Bir derdimiz olmalı…İyilikten, güzellikten yana…Kötülükle savaşmak…Kötülere dur demek gibi…Bir felsefemiz, bir dünya tasavvurumuz olması gerekmez mi? Yoksa diğer canlılardan ne farkımız kalır?…Benim farkım yok diyen varsa, ona söylenecek söz yok elbette….

Dertlerimiz olmalı yani…Dünyaya ve ukbaya dair….Gelecek nesillere dair…Çocuklara ve torunlara…İnsana, hayvana ve tabiata dair…Düşüncelerimiz, fikirlerimiz olmalı…Dert ortaklarımız olmalı…Dertleri paylaşıp, çözüm yolları bulma yolunda birlikte yürüyebileceğimiz yoldaşlar…

Derdimizin çok olması bizi korkutmasın…Dertler bizi üzmemeli…Üstesinden gelebilecek kararlılığımız olmalı. Mevlana’nın ifadesiyle ‘ Her şeye canını sıkma ey gönül, ne bu dertler kalıcı ne de bu ömür.’ Dünyada kalıcı olmadığımız bilinci ile çalışmalıyız. Kubbede hoş seda bırakma gayesi ile…

Bir de, dertleri gözümüzde büyütmemek lazım…Derdi veren Mevla, dermanını da verir. Derdin altında ezilmemeliyiz…Yine Mevlana’nın başka bir ifadesi ile, ‘Sanma ki dert sadece sende var, sendeki derdi nimet sayanlar var.’ Yani beterin beteri var. Halimize şükretmeli…

Bazı mütefekkirler, ara sıra  hastane ve kabristan ziyaretini tavsiye ederler…

Hastanede türlü hastalıklarla mücadele eden insanlar var.  Hasta olup gitsek bile, çok daha ağır olanları görünce halimize şükür deriz…Grip, nezle için doktora gidenler bazen pişman olurlar…Keşke gitmeseydim…Nice ağır hastalar var…Ayakta geçirirdim bu hastalığı dediğimiz olur…

Kabristana gidince, orası bambaşka bir dünya…. Nice mühim insanlar yatıyor…Ne büyük işler yapmış olanlar var. Hiç biri dünya işini bitirip gitmemiş… Hep yarım bırakmışlar…Hele hele, kendini vaz geçilmez sananlar…Ben olmazsam şu iş geri kalır, bu iş eksik olur,kimse yapamaz, başaramaz diyenler…

Velhasıl…Baki olan kubbede bırakılan hoş seda imiş…Gerisi fani…Sağlığınız, paranız, gücünüz varken bir derde derman oldunuz mu?…Bir dertlinin derdi ile dertlendiniz mi?…Yani sizin dert meseleniz oldu mu?…Mühim olan budur….Gerisi safsata…

 

 

 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sixteen + thirteen =

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı
mersin escort